:

:

:

Demokrasi Bayramı

21 Eylül 2015 Pazartesi 09:21
Kurtuluş GÜRSES


Ahmet Hamdi Tanpınar, “Huzur”da, romanın karakterlerinden birinin ağzından şöyle der: “Dünyada Fransa İhtilâli kadar epope azdır.              



Yirmi, otuz sene içinde beşeriyet, iki bin yıl kendisini idare edecek düsturların hepsini bulmuştur.”



İşte o düsturlara (ilkelere) dayanarak Avrupa Parlamentosu (AP), Gezi Parkı direnişçilerine polisin orantısız şiddet içeren müdahalesini sert biçimde eleştirerek Türk hükümetine halkı isyan noktasına getiren siyasi, sosyal, kültürel ve ekonomik politikalarını gözden geçirme çağrısı yaptı.



Üstelik bu çağrıyı, Türk hükümeti ve parlamentosunun yanı sıra, Avrupa Komisyonu, Avrupa Konseyi, Avrupa İnsan Hakları mahkemesi ile 27 üye ülke hükümetleri ve parlamentolarına da ileteceğini bildirdi.



Başbakan Erdoğan bu çağrıya, o bildik üslubu ile, “Haddine mi?” diyerek tepki gösterdi.



Dışişleri Bakanı Davutoğlu da, “Bu karar bize iletildiğinde aynen iade edilecektir” diyerek esip gürledi.



ABD’nin eski Ankara Büyükelçisi James Jeffrey’in bir panelde söyledikleri ise bu tepkilerin anlamsızlığını gözler önüne seriyor. 



Şöyle diyor Jeffrey: “(...) siz bu kulübün bir üyesisiniz. Kendinizi izole edemezsiniz. (...) Gelişmiş ekonomilerden biri olmanın, demokratik siyasi sistemlerden biri olmanın gereği bu ve bu gündeme getirilen büyük bir problem olmamalı. Demokratik kulüpteki oyunun kurallarını kabul etmeye dönük isteksizliği yansıtan bu durum, biraz endişe verici.”



Tanpınar’ın epope (destan) olarak nitelediği Fransız Devrimi’nin temeli üzerinde yükselen “Demokratik Kulüp”teki oyunun kurallarının ise, hukukun üstünlüğü, yargı bağımsızlığı, düşünce ve ifade özgürlüğü, çoğulcu demokrasi, laiklik gibi kavramlardan oluştuğu malum.



Batılı toplumların bu kavramları içselleştirmeleri ve bugünkü olgun demokrasi anlayışına ulaşmaları kolay olmadı. Bu ülkelerde, yüzyılları kapsayan, kan ve gözyaşı ile dolu zorlu mücadeleler yaşandı.



Türkiye’de böyle bir süreç yaşanmadı.



Osmanlı’nın külleri üzerinde yükselen genç Cumhuriyet’in dâhi kurucusu, kendi adıyla anılan devrimlerle, halkına, aynı kültürel gelişmeyi sağlayacak altyapıyı oluşturdu.



Bu yöntem/uygulama kendi içinde bazı riskler taşıyordu elbette.



Tanpınar “Huzur”da bu durumu şöyle ifade ediyor: “Bizimki de başka türlü. Tabiî şekilde ihtilâl, halkın veya hayatın, devleti geri bırakmasıyla olur. Bizde ise hayat ve halk, yani asıl kütle, devlete yetişmek mecburiyetinde. Hatta, çok defa münevver ve devlet adamı bile...”



Gezi Parkı ile başlayan ve hemencecik tüm yurda yayılan, özünde yaşam tarzına sahip çıkmayı ve otoriter yönetime karşı durmayı içeren direniş, aradan geçen süre içinde, halkın, devrimlerle kendisine sağlanan olanakları sahiplendiğini ve kültürel değişimi içselleştirdiğini gösteriyor.



Öyle bir içselleştirme ki, polisin tekmesi, copu, biber gazı, basınçlı suyu; ölümler, yaralanmalar, gözaltılar, tutuklanmalar onları yıldırmıyor. Geri adım atmıyorlar.



Tanpınar’ın, “Tabiî şekilde ihtilâl, halkın veya hayatın, devleti geri bırakmasıyla olur” sözlerinden yola çıkarak, halkın ve hayatın devleti geri bıraktığı söylenebilir.



Evet, halk ve hayat devleti geri bırakmıştır. Yaşadıklarımız tam bir devrimdir.



Gelecekte bugünü yazacak tarihçiler, toplumsal yaşamımız açısından çok büyük önem taşıyan bu süreci, büyük olasılıkla, “Türk Demokrasi Devrimi” olarak adlandıracaklardır.



Belki de gelecekte, yılın 31 Mayıs günü, “Demokrasi Bayramı” olarak kutlanacaktır.



Bu yazı toplam 5801 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar (1)
24.06.2013 11:35:14
08:18
19 Haziran 2013 Çarşamba
yazarı tebrik ederim.Gerçekleri görme sağduyusuna sahip herkes bu görüşlere katılır.
217.131.252.175
Yazarın diğer makaleleri
  • Demokrasi Bayramı21 Eylül 2015 Pazartesi 09:21
  • Türkiye Ka(y)nıyor21 Eylül 2015 Pazartesi 09:21
  • Hayatın Anlamı Üzerine21 Eylül 2015 Pazartesi 09:21
  • Lezzetin Püf Noktası21 Eylül 2015 Pazartesi 09:21
  • Ortadoğu’dan Sevgilerle21 Eylül 2015 Pazartesi 09:21
  • Gitardaki Sentez21 Eylül 2015 Pazartesi 09:21
  • Gündem Özel21 Eylül 2015 Pazartesi 09:21
  • Bahri Toygar Sempozyumu21 Eylül 2015 Pazartesi 09:21
  • Portakal Çiçeğindeki Cazibe21 Eylül 2015 Pazartesi 09:21
  • Deli Balın Marifetleri21 Eylül 2015 Pazartesi 09:21
  • Ekonomide Sıçramanın Koşulu21 Eylül 2015 Pazartesi 09:21
  • Nevruz, Özür ve Sonrası21 Eylül 2015 Pazartesi 09:21
  • Bahar Yazısı21 Eylül 2015 Pazartesi 09:21
  • Erkan ile Sohbet21 Eylül 2015 Pazartesi 09:21
  • Toplum ve Teknoloji21 Eylül 2015 Pazartesi 09:21
  • Müslüm Gürses’in Katharine’i21 Eylül 2015 Pazartesi 09:21
  • Kendi Ayağına Sıkmak21 Eylül 2015 Pazartesi 09:21
  • TARSU’nun Aynaları21 Eylül 2015 Pazartesi 09:21
  • CHP’li ve AKP’lilerde Karakteristik Davranışlar21 Eylül 2015 Pazartesi 09:21
  • Mersin’in Artıları Eksileri21 Eylül 2015 Pazartesi 09:21
  • Yeni Doğuş Gazetesi ©1986 - Tüm Hakları Saklıdır, Kaynak Gösterilmeden İçerik kopyalanamaz.

    Haberler

    Otel Yorum
    Oluşturma süresi(ms): 2