:

:

:

Yaşam, Anlam, Sevgi

28 Kasım 2018 Çarşamba 09:00
Nükte Gündoğdu

“Sonunda Auschwitz kampının dezenfekte odasında kaybettiğim kitabımın el yazmasını yeniden oluşturmaya ve küçük kağıt parçaları üzerine anahtar sözcükleri kısaltarak not almaya başladım.” diyor Victor E. Frankl, İkinci Dünya Savaşı sırasında bir toplama kampındaki deneyimleri ışığında kaleme aldığı, insani sorunlara odaklanan hem edebi hem de felsefi değerlere sahip “İnsanın Anlam Arayışı” kitabında.

Varoluşçu terapinin de en önemli isimlerinden biri olan Victor E. Frankl, bir toplama kampından sağ kurtulmuş ve bizimle de içsel öyküsünü paylaşmış bir psikiyatristtir.

Toplama kampının sözlük anlamına bakarsak “Savaşta, düşman ulustan sivil halkın, siyasal tutukluların ya da savaş tutsaklarının topluca tutuldukları yer.” olduğunu görürüz.

Peki, orada bulunan bir insan için anlamı nedir toplama kampının? “Bir insanın işaret parmağının, bazen sağı bazen solu, ama çoğunlukla solu gösteren hareketiyle yaşayıp yaşamayacaklarına karar verilen, yaşayanların ise bacalardan çıkan meşum dumanlara zorunlu şahitlik ettikleri, önceki hayatlarından sahip oldukları maddesel ne bağları var ise kopartılıp, bedenen çıplak gösterilse de aslında ruhen, manen çıplaklaştırılmış oldukları, etrafı saran tellere koşar adım gitmenin kurtuluş olarak görülebildiği bir yer ve çok daha fazlası.” O anki şartları hiçbir kelimenin yeterince anlatamayacağını düşündüğüm, yazarımızın anlatımından benim cümlelerime akabilen, kaç kere okusam da tamamlanamayacak bir tanım. Kelimelerin kifayetsizliği ve sessizlik ise bana kalan.

Toplama kampında evrelerden bahsediyor. 1. evre den 2. evreye geçişe “Duyarsızlık Evresi” adını veriyor. Hissizleşme. Ruhsal tepkilerde etrafında olan bitene tepki vermeme. Çevrede olup bitenin sıradanlaşması. Duygu yokluğu. Rüyalarda en çok görülenler ise ekmek, pasta, ılık banyo. Karşılanamayan ihtiyaçlar. Gözlerini açtıklarında ise gerçek ve rüya yanılsamaları. Kültürel anlamda ise sadece umutsuzluğu arttıran “din ve politika” konusu hâkim olan konuşmalar geçiyor etrafta.

Tüm bunlardan ve hatta çok daha fazlasından sonra bir gün zihninde karısının hayaline sarılıyor, net ve çok gerçek bir his yaşıyor. Karısı ona cevap veriyor, karısının gülüşünü duyuyor, cesaret verici bakışlarını görüyor. Gün doğumunda güneş yükselirken gördüğü şeyden bile daha parlak görüyor bu hayalini. İşte tam o anda her şey aydınlanıyor ve şöyle diyor:

“İnsanın tek kurtuluşu sevgiyle ve sevgi insanın içinde. Dünyada hiçbir şeyi kalmayan bir insanın, kısa bir an için de olsa, sevdiği insana ilişkin düşüncelerle ne kadar mutlu olabileceğini anladım.”

Ben de şöyle diyorum: “Yaşam, Anlam, Sevgi” Peki, sen ne diyorsun?

Bu yazı toplam 1260 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar (1)
Kesra
12:22
28 Kasım 2018 Çarşamba
Bu kadar içten anlatım ve derin duygu ile yazılan yazıları okumak insan ufkunu acıyor ...Ve durup tekrar kendine bakıp sevmesi gereken ilk kişi kendisi olmasını gerektiğini hatırlatıyor ...Kaleminize ve derin yüreğinize sağlık
31.206.111.247
Yazarın diğer makaleleri
  • Dişçi Koltuğu14 Kasım 2019 Perşembe 11:15
  • Bir de Şuradan Bak31 Ekim 2019 Perşembe 10:49
  • Sonrası mı? Çorap söküğü!24 Ekim 2019 Perşembe 10:24
  • Yöneten Ben17 Ekim 2019 Perşembe 17:15
  • DİNLE VE ONAYLA3 Ekim 2019 Perşembe 11:06
  • Merhaba, Bir Paketiniz Var!25 Eylül 2019 Çarşamba 11:49
  • Yeni Şeyler Aslında6 Eylül 2019 Cuma 11:17
  • Su Gibi Ol Dostum8 Ağustos 2019 Perşembe 11:22
  • Hayallerinden mi Öğrendin yoksa Hayal Etmekten mi Vazgeçtin?1 Ağustos 2019 Perşembe 09:17
  • Aynada görünmeyeni anlatmak ister misin?19 Temmuz 2019 Cuma 08:40
  • Şu anki Zor Karar Geleceğin Teşekkürü Olur 27 Haziran 2019 Perşembe 10:58
  • İçimdeki Kuyudan Suyu Çekiyorum20 Haziran 2019 Perşembe 10:42
  • Sen Sana Ses Ol12 Haziran 2019 Çarşamba 09:44
  • Gör Beni, Duy Beni, Kokla Beni, Dokun Bana, Tat Beni29 Mayıs 2019 Çarşamba 09:38
  • Bir Canlı Olsan, Hangisi Olmak İstersin?22 Mayıs 2019 Çarşamba 08:47
  • Konfor Alanımın Konforsuzluğunu Keşfeden Meraklı Ben9 Mayıs 2019 Perşembe 10:08
  • Ya Göğsüme Çarpan Hava Olmasa, Nasıl Uçardım?2 Mayıs 2019 Perşembe 10:45
  • Ayaklarını çırptın gördün mü?24 Nisan 2019 Çarşamba 08:48
  • ÇATI KATINDA SAKLI KALMIŞ SANDIK10 Nisan 2019 Çarşamba 07:56
  • Bir Şeyi 40 Kere Söylersen Olur3 Nisan 2019 Çarşamba 08:36
  • Yeni Doğuş Gazetesi ©1986 - Tüm Hakları Saklıdır, Kaynak Gösterilmeden İçerik kopyalanamaz.
    Oluşturma süresi(ms): 4