"Sandıklı ilçesinde Çay köyde, Yunus Emre ve hocası Taptuk Emrenin mezarları var?" dediler.
Kaldığımız oteldede Yunus Emrenin mezarının, Çay köyde olduğunu gösteren fotografları vardı.
Dönüşte otobüs şöförüne bizi oraya götürmesini rica ettik.
Çay köyüne gittik. Orada yol kenarında oturan köylülere sorduk, "İşte şurası" dediler
Çıkmaz bir sokağın sonunda atların yaşadığı bir evin yanında Taptuk Emre'nin" türbesine geçtik! Çevre leş gibi kokuyor. Fatihamızı okuduk.
Oradan köylülere Yunus Emre'nin mezarını sorduk. Bize mezarlığı tarif ettiler.
Yürüyerek çevrenin pisliklerini seyrederek mezarlığa vardık.
Yunus Emre'nin türbesinin bulunduğu mezarlığın önünde, 2ye
Fatihamızı okuduktan sonra köyden ayrıldık.
Madem Afyon Valiliği ve Sandıklı belediyesi böyle önemli zatların isimlerine sahip çıkıyor, "Mezarları buradadır" diyor peki bu türbelerin hali nice?
Taptuk Emrenin, türbesi kabri diye lanse edilen yerde hayvanların işi ne?
Yunus Emre'nin kabri içinde yer ayrılmış, yollar rezalet. Köyün girişine bir levha asılmamış yani bir harita yok...
İlgilenen alaka gösteren hiç yok. Sadece köylülere sorunca yeri gösteriyorlar o kadar.
Sonra internette Yunus Emrenin mezarının nerede olduğunu araştırınca, Türkiyede 15 Azerbaycanda 3 şehirde mezarının olduğunu iddialarını okudum.
Eshab-ı Kehf'in kaderiyle Yunus Emrenin mezar kaderleri aynı olduğunu gördüm.
Biz Tarsuslular Eshab-ı Kehfin burada olduğunu iddia ederken, yurt içi ve yurt dışında bazı şehirlerde "Eshab-ı Kehf Yedi Uyurlar bizdedir" diyorlar.
Halbuki bu yanlışlıkları düzeltmenin yolları var.
21. yüzyılda hala bunları bulamıyorsak vay halimize !
Yüzyıl önce ölmüş kişinin yapılan testlerle nasıl öldüğünü DNAsı kime ve hangi bölgeye uyduğunu bilen bilim adamları milletin yanlışa düşmemesi için Yunus Emre ve Taptuk Emrenin cesetlerinin hangi ilde hangi mezarda yattığını pekala bilir kanısındayım.
Kültür Bakanlığı doğru yansız kültürümüzü ve Dünyanın tanıdığı değerlerimizin doğrularını kamuoyuna açıklamaktan çekinmeden harekete geçmelidir.

















