Geçen hafta Perşembe günü, Sular İdaresinden iki memur evime gelmiş
Zili çaldıktan sonra kendilerini tanıtarak, "Biz sular idaresinden geldik. Saatiniz Mehmet Geçime mi ait? diye sormuşlar. Onlarda "Evet" demişler. Sonradan arka eve gelmişler orayada sorup gitmişler.
Ancak bunlar olmadan veya daha sonra Sular İdaresinden geldiğini söyleyen şahıslar evlerin fotoğraflarını çekmiş ve gitmişler.
Karşı apartmandan tanıdık bir bayan kardeşime, "İki kişi geldi. Evimizin tamamının fotograflarını çektiler. Kim bunlar deyince?" "Sular İdaresinden gelmişlerdi." diyen ev sahibine; "O zaman fotoğraf neyin nesi?" diye sormuş...
Evi almış bir telaş, evin fotoğraflarını neden çektiler diye?
Akşam bana bu olayı anlatınca beni de kuşkuya düşürdüler
Jandarma evimiz ile bitişik, havluya birileri giriyor; "Biz, Sular İdaresinden geldik" diyor. Su sayaçlarını soruyorlar su faturasınıda vermeden gidiyorlar...
Sonrada evin fotograflarını müsade almadan çekiyorlar!
Müsaade derken herhangi bir eve girince önce amaçlar söylenir.
Sonra saatler kontrol edilecekse edilir ve fotoğraf çekilecekse ev sahiplerine söylenir izah edilir.
Her iki konudan rahatsızlık duyduk.
Nedeni de dediğim gibi "Jandarmaya komşu olmamız"
İkincisi de Kocamaz ile problem yaşamamız.
Patlamalar, çatışmalar, şehitlerin olduğu bir hafta içerisinde bu olay olunca siz olsanız ne düşünürsünüz?
Akşam benide huzursuz
Ardından Sular İdaresinden bir yetkiliyi aradım.
Bu olayı sordum. "Oda bana o bölümde değilim. Ancak anlattığın gibi olmuşsa memur arkadaş yanlış yapmış bunu gerekli üstlerimize bildireceğim" dedi.
On dakika sonra beni Belediye Meclis Üyesi ve Belediye Başkan Vekili Dünyamin Sönmez aradı.
Ona da olayı anlattım. Sağ olsun memurları adına özür diledi ve "
Ben Dünyamin Sönmeze buradan tekrar teşekkür ederim.
Bir çok bilgiyi gazetemizde biz de aktarıyoruz. Ancak zamanla çoğu unutuluyor.
Bu olayı anlattığım bir çok insanın da bu sistemden haberi olmadığını öğrendim.
Buna göre gelen memurlar gereken bilgiyi eksiksiz vatandaşa izah eder birde broşür verirse sorun çıkmaz sanırım.


















