:

:

:

Pulsuz Dilekçe

21 Eylül 2015 Pazartesi 09:17
Mehmet GEÇİM

Bugünki köşemi sizinde beğeneceğinizi umduğum "Pulsuz Dilekçe" adı altında bana gönderilen yazıyı sizlerle paylaşmak istedim. Umarım beğenirsiniz...


"Sevgili anneciğim, babacığım;


Bütün duygu ve düşüncelerimi dile getirebilseydim, size şunları söylemek isterdim:  Sürekli bir büyüme ve değişme içindeyim. Sizin çocuğunuz olsam da sizden ayrı bir kişilik geliştiriyorum. Beni tanımaya ve anlamaya çalışın.


Deneme ile öğrenirim.  Bana ayak uydurmakta güçlük çekebilirsiniz. Oyunda, arkadaşlıkta ve uğraşlarımda özgürlük tanıyın. Beni her yerde, her zaman koruyup kollamayın. Davranışlarımın sonuçlarını kendim görürsem daha iyi öğrenirim.


Bırakın kendi işimi kendim göreyim.  Büyüdüğümü başka nasıl anlarım? Büyümeyi çok istiyorsam da ara sıra yaşımdan küçük davranmaktan kendimi alamıyorum.  Bunu önemsemeyin. Ama siz beni şımartmayın. Hep çocuk kalmak isterim sonra.  Her istediğimi elde edemeyeceğimi biliyorum.


Ancak siz verdikçe almadan edemiyorum. Bana yerli yersiz söz de vermeyin. Sözünüzü tutamayınca sizlere güvenim azalıyor.  Bana kesin ve kararlı davranmaktan çekinmeyin. Yoldan saptığımı görünce beni sınırlayın. Koyduğunuz kurallar ve yasakların hepsini beğendiğimi söyleyemem.  Ancak, hiç kısıtlanmayınca ne yapacağımı şaşırıyorum.  Tutarsız davrandığınızı görünce hem bocalıyor, hem de bundan yararlanmadan edemiyorum. Öğütlerinizden çok davranışlarınızdan etkilendiğimi unutmayın.Beni eğitirken ara sıra yanlışlar yapabilirsiniz.Bunları çabuk unuturum.Ancak birbirinize saygı ve sevginizin azaldığını görmek beni yaralar ve sürekli tedirgin eder. Çok konuşup çok bağırmayın.  Yüksek sesle söylenenleri pek duymam. Yumuşak ve kesin sözler bende daha iyi iz bırakır. "Ben senin yaşında iken..."diye başlayan söylevleri hep kulak ardına atarım.


Küçük yanılgılarımı büyük suçmuş gibi başıma kakmayın. Bana yanılma payı bırakın. Beni, korkutup sindirerek, suçluluk duygusu aşılayarak uslandırmaya çalışmayın.Yaramazlıklarım için beni kötü çocukmuşum gibi yargılamayın.


Yanlış davranışım üzerinde durup düzeltin. Ceza vermeden önce beni dinleyin. Suçumu aşmadığı sürece cezama katlanabilirim. Beni dinleyin. Öğrenmeye en yatkın olduğum anlar, soru sorduğum anlardır.  Açıklamalarınız kısa ve özlü olsun. Beni yeteneklerimin üstünde işlere zorlamayın. Ama başarabileceğim işleri yapmamı bekleyin.


Bana güvendiğinizi belli edin. Beni destekleyin; hiç değilse çabamı övün.  Beni başkalarıyla karşılaştırmayın; umutsuzluğa kapılırım.Benden yaşımın üstünde olgunluk beklemeyin.Bütün kuralları birden öğretmeye kalkmayın; bana sure tanıyın.  Yüzde yüz dürüst davranmadığımı görünce ürkmeyin.Beni köşeye sıkıştırmayın; yalana sığınmak zorunda kalırım.  Sizi çok bunaltsam bile soğukkanlılığınızı yitirmeyin.


Kızgınlığınızı haklı görebilirim, ama beni aşağılamayın. Hele başkalarının yanında onurumu kırmayın.Unutmayın ki ben de sizi yabancıların önünde güç durumlara düşürebilirim.


Bana haksızlık ettiğinizi anlayınca açıklamaktan çekinmeyin.Özür dileyişiniz size olan sevgimi azaltmaz;tersine, beni size daha çok yaklaştırır.Aslında ben sizleri olduğunuzdan daha iyi görüyorum. Bana kendinizi yanılmaz ve erişilmez göstermeye çabalamayın.  Yanıldığınızı görünce üzüntüm büyük olur.


Biliyorum, ara sıra sizi üzüyor, belki de düş kırıklığına uğratıyorum.  Bana verdikleriniz yanında benden istediklerinizin çok olmadığını da biliyorum. 


Yukarıda sıraladığım istekler size çok geldiyse bir çoğundan vazgeçebilirim; yeter ki beni ben olarak seveceğinize olan inancım sarsılmasın. 


Benden "Örnek çocuk" olmamı istemezseniz, ben de sizden kusursuz ana-baba olmanızı beklemem.  Sevecen ve anlayışlı olmanız bana yeter.


Sizin çocuğunuz olarak doğmak elimde değildi.  Ama seçme hakkım olsaydı, sizden başka kimsenin çocuğu olmak istemezdim. Sevgiler, çocuğunuz."


Bu yazı toplam 964 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar (1)
Hazerfen
09:17
21 Eylül 2012 Cuma
Pulsuz dilekçeyi Dr. Atalay Yörükoğlu nun bir kitabında okumuştum ilk defa,bir yetişkin olarak tekrar okuma fırsatı bulmak güzel. Teşekkür ederiz Mehmet Bey.
88.230.74.137
Yazarın diğer makaleleri
  • Yağ Koymayın!21 Eylül 2015 Pazartesi 09:20
  • Bu Ne Hız?21 Eylül 2015 Pazartesi 09:20
  • CHP’nin Ziyaretleri21 Eylül 2015 Pazartesi 09:20
  • Doktor Aile21 Eylül 2015 Pazartesi 09:20
  • 167. Yıl21 Eylül 2015 Pazartesi 09:20
  • Gaziantep21 Eylül 2015 Pazartesi 09:20
  • AK Parti...21 Eylül 2015 Pazartesi 09:20
  • Hakkı Meniz...21 Eylül 2015 Pazartesi 09:20
  • Sempozyum21 Eylül 2015 Pazartesi 09:20
  • Tarsus’taki Canlılık...21 Eylül 2015 Pazartesi 09:20
  • Bahar Bayramı21 Eylül 2015 Pazartesi 09:20
  • Tak Tak Küt Küt21 Eylül 2015 Pazartesi 09:20
  • 8 Mart21 Eylül 2015 Pazartesi 09:20
  • 44 Yıl21 Eylül 2015 Pazartesi 09:20
  • SAKIZ21 Eylül 2015 Pazartesi 09:20
  • Emekli21 Eylül 2015 Pazartesi 09:20
  • İşsizlik21 Eylül 2015 Pazartesi 09:20
  • Çukurova Havaalanı21 Eylül 2015 Pazartesi 09:20
  • Bariyerlerde Yenilik21 Eylül 2015 Pazartesi 09:20
  • Stres21 Eylül 2015 Pazartesi 09:20
  • Yeni Doğuş Gazetesi ©1986 - Tüm Hakları Saklıdır, Kaynak Gösterilmeden İçerik kopyalanamaz.
    Oluşturma süresi(ms): 1