Son günlerde bilhassa milletvekili aday adayları tanıtım pazarlamacıları ortalıkta boy göstermesi gazeteciliği gerçek meslek olarak yapanlar arasında sızlanmalara haklı olarak neden oluyor.
Bu mesleğe aslında vurgun gözüyle bakanlar tek tek kendilerini göstermeye başladılar.
Simsarlar ortalığı iyice karıştırmaya devam ediyorlar.
Mesleğimizi 30-40 yıldır devam ettirenler hala iflah olamazken, gördükleri tek zengin örneğide her ortamda eleştirebiliyorlar...
Ama kendilerinin yaptıklarıda başlı başına simsarlık ve kendilerininde eleştirenlerin olduğunu unutmasınlar
Bu meslekten kim zengin olmuş?
Bana Ahmet-Mehmet demeyin.
Örnek gösterip eleştirilen kişinin veya kişilerin aynı yaptığını yapmaya çalışmayın...
Her gördüğün örnek, örnek değil.
Simsarlıktan konu açılmıştı.
Ben yine köşemin ne demek istediğine döneyim.
Aday adaylarını arayan arayana!
"Abi niye gelmiyon" diye telefon konuşmaları ile başlayan cümlelerin sonu adeta taciz ile sona eriyor...
Aracılar devreye girip, "o gazete senin bu radyo proğramı benim" diye insanları kapı kapı dolaştırıyorlar.
Aday adaylarının bazı yakınları ise "O gazeteci benim yakınım. Oraya gidersek istediğimiz haberi yaptırırız. Veya bu radyo'ya çıkıp, konuşmayın. Partimize ters" gibi olumsuz ve anlamsız çağırmaları duydukça inanın eski gazeteci ağabeylerimizi anımsıyor, ölenlere rahmet diliyorum.
Tabi bunun yanısıra meslektaşlarımızda rahat durmuyor.
Aday adaylarını havalara çıkarıyorlar.
Bana şu kadar parayı verirsen seni Tarsus'ta meşhur ederim diyorlarmış!
Ben söyleyenlerin yalancısıyım
Bazı kişilerde işi samimiyete ve yüzdeciliğe, yani komisyon istemeye kadar vardırmış diye söylüyorlar.
Allah ile kul arasında anlamına gelen Beynu hu beynu Allah diye söylenen bir ata sözü var. Bunu bizzat yaşayanlar şahit olanlar söylüyorlar.
Her hizmetin bedeli olmalı ama aracısız yapılmalı.
Her hizmetin bedeli sadaka verir gibi zarfın içinde üç beş kuruş koyarak olmamalı.
Buna kargalar dahi güler.
Her iyi güzel ikramın ve tanıtımın bir faturası olmalı ama ne israfa ne ifrata döndürmemeli diye düşünüyorum...
Hiç bir aday adayı, bu gazeteci benim partilim, şu radyocu benim adamım demesin.
Onların söylemi ve isteği doğrultusunda gezen aday adayları, sonra hüsrana uğramasınlar...
Bizler herhangi bir partinin taraftarı değiliz

























