Kaymakam ve bazı dairelerin ilgilileri ile birlikte Sağlıklı köyüne gittim.
Köye vardığımızda siyasi liderlerin karşılanmasının iki misli insan kahvede toplanmıştı.
Bunun yanısıra hiç rastlamadığım kadar yaşlı, genç bayanlar dolmuş. Kahvede sandalye bile kalmamıştı.
Kaymakam Dr. Mehmet Gödekmerdan, geldiğinde kalabalık iki misline çıktı.
Toplantının konuları taş ocaklarının gürültüsü ve zararlarıydı.
Kadınların biri çıkıyor; "Kaymakam bey, benim evim taş ocağının yanında, bize hiçbir zarar vermiyor.dedi.
Diğer taraftan birkaç kadın bağırarak; "Yalan söyleme her dinamit atıldığında evimiz sallanıyor derken diğer bir kadında "Dinamit atıldığında toz duman her yeri kaplıyor. Evimiz çatladı şikayetçiyiz derken diğeri "Hadi oradan evin köyün
Öbürü bağırıyor; "Tabi senin kocanı işe almadılar. Onun için şikayet ediyorsun
Öbürü de "Senin kocan işe alındığı için ocak sahibini savunuyorsun diyerek birbirlerini suçladılar.
Yani iş tamamen menfaate bağlanmış
Kaymakam Gödekmerdan, sonunda patladı.
Susun da anlatalım dinleyin; verilen dilekçelerin tamamını işleme koydum. Ocağın açılması için ruhsat veren yetkili kurumlardan elemanlar gelerek tespitte bulunacak. Verilecek rapora göre hareket edeceğim. Kimsenin bundan şüphesi olmasın dedi.
Kimine göre taş ocağı açıldı ve dinamitle patlatmalar yapıldığı sırada evlerin duvarları çatlamış toz bulutu bazı kişileri hasta etmiş...
Benim gördüğüm kadarıyla şikayetler biraz ekonomik, birazda kıskançlık nedeniyle yapılıyordu.
Taş ocağı açma prosedürü o kadar çok ki anlatsam sayfalara sığmaz.
Kaymakam Gödekmerdan, işin içinden çıkılmaz bir durum olacağını hissetti ki son sözü söyledi.
Dedi ki; Benim için ocak falan önemli değil. Kim şikayet ettiyse onların şikayetini araştırıp, rapor yaptıracağım. Hiç biriniz üzülmesin"
Yani ilk defa ben bu kadar bariz bir şekilde rant kavgasına şahit oldum.

















