Tarsus'ta yeni ve gerekli tesislerin açılması beni gerçekten derinden sevindiriyor.
Yemek fabrikası denmesi bazılarınıza tuhaf gelebilir.
Hastanelerin, fabrikaların ve işletmelerin yemek sorununu çözmek için işte bu tip tesislere ihtiyaç vardır.
Yemek fabrikası deyip geçmek pekte kolay değil.
Standartlara göre tesis yapmak, içini donatmak, işçi çalıştırmak, aşçılar ve yemek dağıtanlarını temin etmek başlı başına iş.
Hastanelerde bu şekil yemek çıkarmakta çok zor ve altı açık, çok konuya gebe bir iştir.
Ama şimdi yemek şirketleri ile yap ihaleyi hasta ve personelin yemeğini başkası yapsın.
İşte bu yemek fabrikasının açılmasını bu yüzden önemsiyorum.
Sahibi ise kadim dostum Arif Yalçınkaya ile abisi ve aynı zamanda işletmenin fikir babalığını yapan Fikri Yalçınkaya ve Arif Yalçınkaya'nın oğlu Fatih Yalçınkaya'yı gerçekten tebrik ediyorum.
"Tarsus'ta başka bu şekilde yemek yapan yok mu?" diye sorarsanız; bence hem var hemde yok.
Niye var?
İrili ufaklı küçük yerlerde yemek imalatı yapan yer bildiğim kadarıyla var.
Ama yemek fabrikası deseniz Hanedan'ı, gösteririm.
Kaçağı, göçeği olmayan bir işletme.
Binası mükemmel, sertifikalarıda var.
Çatal, kaşık diğer gereçler dört dörtlük.
Yani iş, işletme sahibinde...
İşi bilenin kanuni şekilde böyle bir işletme açması bu olsa gerek.
Tarsus büyüdükçe ihtiyaç çeşitliliğide değişiyor.
İşte değişenlerin başında yemek sektörüde önlerde gidiyor.
Söyleyecek tek söz var. Tebrik etmek.
Arif Yalçınkaya dostumu, canı gönülden kutlar, başarılarının devamını dilerim.
Tarsus'un ve hemşerilerimizin istediğide bu gibi işler sanıyorum.
Ne kadar çok tesis o kadar çok çalışan demek olduğunu hepimiz biliyoruz.
Hayırlısı ile söylenen ve bizim yazdıklarımız tesisler hizmete bira an önce girerse şehrimizde boş gezenlerin talihi değişeceği gibi iş potansiyelimizde çoğalacak sanıyorum.

























