Peki Ya Tarsus'un Tanıtımı İçin Yapılanlar?
Eline kalemi alan eleştiriyor!
Ne güzel…
Eleştirmek kolay.
Bir köşeye oturup yapılan her işe kulp takmak, eksik aramak, “Neden böyle oldu?” demek gerçekten çok kolay.
Peki hiç şu soruyu kendimize soruyor muyuz?
“Bugüne kadar biz ne yaptık?”
İşte asıl mesele bu soruda başlıyor.
Çünkü Tarsus’un bugün ihtiyacı olan, yapılan her işin altında bir kusur aramak değil; kente kazandırılan değerleri görebilmek.
Geçtiğimiz günlerde Tarsus çok önemli bir organizasyona ev sahipliği yaptı.
Mercan Köşk dizisinin galası Tarsus’ta gerçekleştirildi.
Binlerce Tarsuslu aynı meydanda buluştu.
Dizinin ilk bölümü tarihi Kleopatra Meydanı’nda vatandaşlarla birlikte izlendi.
Üstelik sadece Tarsus’tan isimlerin değil, Türkiye’nin ve dünyanın tanıdığı sanatçıların katıldığı bir organizasyondan söz ediyoruz.
Ben 1998 yılından bu yana fiilen gazetecilik yapıyorum.
Ilk kez bir dizi galasına katıldım.
Neden?
Çünkü ilk defa böyle bir organizasyonun kendi memleketimde, Tarsus’ta yapıldığını gördüm.
Sanatçılar Tarsus’a geldi.
Tarsuslular sanatçılarla buluştu.
Tarsus’un tarihi meydanı binlerce insanı ağırladı.
Ve o sanatçıların önemli bir bölümü, Tarsus’ta bu organizasyonun gerçekleşmesine verdiği destek nedeniyle Tarsus Belediye Başkanı Ali Boltaç’a teşekkür etti.
Şimdi burada durup düşünelim.
Bu organizasyon Tarsus’a ne kaybettirdi?
Hiçbir şey.
Peki ne kazandırdı?
Tanıtım…
Kültür…
Sanat…
Turizm…
Ve en önemlisi, Tarsus’un adının Türkiye gündeminde yer almasına katkı sağladı.
PEKİ DAHA ÖNCE NEREDEYDİ BU GALALAR?
Tarsus yıllardır film ve dizi sektörünün ilgisini çekiyor.
Beynelmilel..
Issız Adam…
Ayla…
Tatar Ramazan…
Kurtlar Vadisi Filistin…
Hanımın Çiftliği…
Bir Zamanlar Çukurova..
Şahmeran...
Tarsus’un tarihi sokakları, mekanları ve doğal dokusu yıllardır yapımcılara plato oldu.
Ama şimdi soruyorum:
Hangisinin galası Tarsus’ta yapıldı?
Hangisinde binlerce Tarsuslu sanatçılarla aynı meydanda buluştu?
Hangisinde yapımın ilk bölümü Tarsus’un kalbinde vatandaşlarla birlikte izlendi?
İşte fark tam da burada.
Tarsus sadece çekim yapılan bir şehir olmaktan çıkıp, organizasyonun kendisine ev sahipliği yapan bir şehir haline geliyor.
Bunu görmek için illa birilerinin siyasi görüşüne yakın olmak gerekmiyor.
Biraz Tarsus sevdalısı olmak yeterli.
ELEŞTİRMEK BAŞKA, HAKKINI TESLİM ETMEK BAŞKA
Elbette eleştireceğiz.
Gazeteciyiz.
Yanlış gördüğümüzü yazacağız.
Eksik gördüğümüzü söyleyeceğiz.
Kim olursa olsun, gerektiğinde hesabını soracağız.
Ama gazetecilik sadece eleştirmek değildir.
Doğru yapılanı da yazabilmektir.
Bir iş güzel yapılmışsa, “Ama…” diye başlayıp mutlaka bir kusur bulmaya çalışmak gazetecilik değildir.
Çünkü Tarsus’un kazanması, herhangi bir siyasi partinin ya da herhangi bir kişinin kazanması değildir.
Tarsus’un kazanmasıdır.
Ben Tarsus’un tanıtımına, turizmine, kültürüne ve sanatına katkı sağlayan herkesin yanında olmaya devam edeceğim.
Kim yaparsa yapsın.
Hangi siyasi görüşten olursa olsun.
Çünkü benim tarafım belli:
TARSUS!
BİR DE OLAYLARI KİMDEN DİNLEDİĞİNİZE DİKKAT EDİN…
Bazen bir olayı dinlersiniz, “Vay be!” dersiniz.
Sonra başka bir taraftan dinlersiniz, bambaşka bir gerçek çıkar.
O yüzden yıllardır gazetecilik yapan biri olarak şunu çok iyi biliyorum:
Her anlatılan doğru değildir.
Hele ki olayları sadece bir taraftan dinlerseniz…
Gerçeği değil, size anlatılmak isteneni duyarsınız.
Ve bazen…
Çakallardan olayları dinlerseniz, aslanları düşman bilirsiniz.
Çünkü mesele kişiler değil.
Mesele Tarsus.
Ve Tarsus’un artık sadece eleştirilen değil…
Konuşulan, ziyaret edilen, izlenen ve örnek gösterilen bir şehir olması...
Mercan Köşk'ü Mutlaka izleyin ve Tarsuslu olarak memleketimizi tanıtan bu diziye mutlaka sahip çıkalım.
Bu Tanıtımda Emeği geçen Başta Belediye Başkanı Ali Boltaç olmak üzere ekibine, dizi yapımcıları ve sanatçılarına sonsuz teşekkürler...














