Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği Tarsus Şube Başkanı Perihan Oran, dünya nüfusunun yarısını oluşturan kadınların, yüzyıllar boyunca horlandığını ve en basit haklarından bile yoksun bırakıldığını belirtti.
Oran, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü nedeniylebasın açıklaması yayınlayarak, düşüncelerini şöyle ifade etti:
“Ülkemizde Türk kadını, batılı hemcinslerine göre, Atatürk ve Cumhuriyet sayesinde Medeni Yasa’nın kabulü ile Aile Hukuku çerçevesinde evlenmede-boşanmada-mirasta ayrıca peş peşe çıkarılan yasalarla eğitimde, toplumsal ve siyasal yaşamda kolayca bir dizi kazanımlar edinmiştir. Son yıllarda hızla değişen toplumumuzda, rolleri de değişime uğrayan kadının “Kadın Statüsü” özellikle sosyal ve ekonomik alanlarda daha ağırlıklı olarak ortaya çıkınca Aile Hukuku’nu yeniden düzenleme talepleri ile “Yeni Yasa” değişikliği gündeme gelmiş ve 2002 yılında yürürlüğe girmesi ile konut, meslek ve iş seçimi, mal rejimi, evlilik birbirliğini temsil etme ve çocukların vehayetini kullanma haklarında kadın ve erkek, üst düzeyde eşit duruma getirilmiştir.
Fakat bugün bile kadınlar, herkesin sahip olduğu insani hakları kullanmakta hala büyük sorunlar yaşamaktadır. Dünyada 650 miliyon kadın okuma-yazma bilmiyor. Ülkemizde de 4,5 milyon okuma-yazma bilmeyen kadın var ve çalışan kadın sayısı yalnızca 5 milyon 762 bin civarında. Yönetici oranı ise yüzde 4 olup keza siyasal alanda da TBMM’de temsil oranı aynı yüzde de kalmaktadır. Ayrıca sosyal güvencesi olmayan tarım işçisi kadınlar, ev işçisi kadınlar da işin çabası...
Sonuç olarak, Okur yazarlık oranının yükseltilmesi, istihdama katılabilmesi, sosyal ve ekonomik özgürlüklerin geliştirilmesi, eşit hak ve eşit katılımı içeren insan hakları ve yurttaşlık bilgisi eğitimi verilmesi, kamu görevlerine atamalarda denge oluşturulması, iktidar ve muhalefet partilerince kadınlara bir oy deposu gibi bakılmaması, aile içi şiddete son verilmesi, cinsel isitismarın önlenmesi, töre cinayetlerinde cezaların caydırıcı nitelik taşıması sağlanmalıdır. Kadınların çoğunluğunun şu andaki sömürülen konumlarını değşitirmek büyük önem taşımaktadır. Kadınlar için “olumlu ayrımcılık” uygulamaları Türkiyede de zorunlu olmalıdır. Bugün toplumun yarısını oluşturan kadınlar, artık “ben de varım” demelidir.
Tüm kadınlar için eşitlik, kalkınmaya katılım, gelişmeden pay alma, gerçek demokrasi ve barış ancak böyle sağlanıp güç kazanacaktır.
Büyük önder Atatürk’e saygılarımızla kutladığımız “Dünya Kadınlar Gününde”, 8 Mart’ların tüm dünyada eşitlik kalkınma ve barış getirmesini diliyoruz” dedi.







