Hoşgeldiniz, bugün 5 Eylül 2010 Pazar     Ana Sayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle | Sitene Ekle |
ARAMA:
Portal Bilgi
Gazete Manşetleri

Çok Okunanlar
CHP’den Konferans, 9 Mart 2010 Salı - Tarsus Yeni Doğuş Gazetesi
9 Mart 2010 Salı
Önceki                                                                                            Sonraki
CHP’den Konferans
Yardımcı Doç. Eyüp Erdoğan Tarafından “Tarikatlar ve Aşiretler Ekseninde Kadın” Adlı Sunum Yapıldı

Cumhuriyet Halk Partisi Tarsus İlçe Başkanı Av. Yeşim Dağgeçen Ayaz, Ülkemizde kadının insan haklarının korunması ve geliştirilmesi anlamında etkin politikalar ve uygulamada düzenlemeler çok yetersiz olduğunu söyledi.

Parti binasında yapılan basın toplantısına CHP Mersin Milletvekili Ali Oksal ve parti kadın kolları üyeleri katıldılar.

Burada bir konuşmaya yapan Cumhuriyet Halk Partisi Tarsus İlçe Başkanı Av. Yeşim Dağgeçen Ayaz,  şunları söyledi:

   "1857'de New York' da dokuma işçisi kadınların başlattığı mücadele, bugün dünyanın birçok yerinde kadınların kimlik ve sosyal statü için her türlü şiddete karşı, kadın ticaretine, zorunlu göçe, tecavüzlere karşı devam etmektedir.                

Dokuma işçisi kadınların daha iyi bir yaşam için başlattıkları direniş bugün, 152. yılında…

Kadının özgürlük mücadelesinde büyük anlamı ve değeri olan 8 Mart'ı kadına yönelik şiddetin ve savaşların sürdüğü, ekonomik krizlerin yoksullaştırdığı her alandaki hakların bir kez daha gasp edildiği bir dönemde karşılıyoruz. Kadınların, emek, cinsiyet ve hak mücadelesinde yarattığı kazanımları, dünya üzerinde devam eden bölgesel savaş ve iç çatışmalar,  ekonomik sistemin her geçen gün derinleştirdiği eşitsizlikler ve adaletsizlikler, ekonomik alanda büyük bir piyasaya dönüşen kadın ticareti ve fuhuş sektörü nedeniyle geriye gitmektedir. Bu tablo kadının insan hakları mücadelesinin her alanda daha da gelişerek ve genişleyerek 21. yüzyıla damgasını vuracak temel toplumsal dinamiklerin başında geleceğinin sinyallerini vermektedir. Kadın özgürlük hareketinin, tam da böylesi bir dönemde örgütlü mücadele ve dayanışması bu 8 Mart'ları da kadınlar için bir ivme noktası haline getirmektedir.

KADINA YÖNELİK ŞİDDET İNSANLIK SUÇUDUR.

Ülkemizde kadının insan haklarının korunması ve geliştirilmesi anlamında etkin politikalar ve uygulamada düzenlemeler çok yetersiz. Yapılan yasal iyileştirmelere rağmen yargı mekanizmasının ve idari yolların yetersizliği ve etkisizliği nedeniyle uygulamada kadın özgürlük hareketini tatmin edecek bir gelişim sağlanmadığı, cinsel saldırı anlamında devam eden dava örneklerinde, yine ev içi şiddet olaylarında yaşanan artışta kendini göstermektedir.Yaşanan namus cinayetleri ise kadın bedeni üzerindeki tahakkümün boyutunu ve bunu önlemede devlet politikalarının yetersizliğini bir kez daha ortaya koymaktadır. Üzmez davası örneğindeki Adli Tıp Kurumu skandalı ,ülkemizde tecavüz edilerek katledilen barış savunucusu Pipa Bacca davası ise  bunun  en acı  kanıtlarıdır.

KADINLARIN İŞ GÜCÜNE KATILIMI, SÜRDÜRÜLEBİLİR KALKINMANIN ÖNEMLİ BİR UNSURUDUR

Kadınlar, siyasal, ekonomik, sosyal, kültürel, kişisel temel hak ve özgürlüklerden eşit bir biçimde yararlanma ve bu temel haklarının korunmasını isteme hakkına sahiptir. Kadınlara karşı ayrımcılığın, hak eşitliği prensibini ihlâl etmesinin, kadınların, erkeklerle eşit bir biçimde ülkenin siyasal, sosyal, ekonomik ve kültürel yaşamına katılmalarına engel oluşturduğu, toplumun ve ailenin refah düzeyinin artmasını engellediği, kadınların yeteneklerini tam olarak geliştirmelerini güçleştirdiği görülmektedir. Kadınların iş gücüne katılımı, sürdürülebilir kalkınmanın önemli bir unsuru olup, kadının iş gücüne katılım oranları, düşük olup, yıllara göre de azalma göstermektedir. Kadının niteliksel gelişimini ve iş gücü piyasasına girişini sağlayacak gerekli mekanizmaların oluşturulması, iş güvenliğinin sağlanması, çalışma yaşamında, kadınlara karşı mevcut her turlu negatif ayrımcılığın kaldırılması elzemdir.

KADINLARIN ÜZERİNDEKİ HER ÇEŞİT TOPLUMSAL BASKININ KALDIRILMASI GEREK

1935 yılında, 395 sandalye sayılı parlamentoda, kadın milletvekili sayısı 18 ve toplamdaki payı yüzde 4,6 iken, maalesef 2010 yılına gelindiğinde 550 sandalye sayılı parlamentoda, kadın milletvekili sayısı 50 ve toplamdaki payı ancak yüzde 9,1'dir. Kadının, siyaset ve karar alma mekanizmalarında eksik temsili sorununu, çözecek öncelikli adımlar atılmalıdır. Dünya Ekonomik Forumu'nun, geleneksel 2009 yılı “Küresel Cinsiyet Eşitliği Raporuna” göre, kadın-erkek eşitliği indeksinde, Türkiye, 134 ülke arasında ancak 129. sırada yer aldı. Türkiye, kadın ve erkeklerin siyasette sahip oldukları yetkilerdeki eşitsizlik açısından yapılan dünya sıralamasında da son sıralarda yer alarak 107'nci, kadınların parlamentoda temsili sıralamasında ise 134 ülke içinde ancak 108'inci oldu. Kadınların, siyasi, sosyal, ekonomik hayata, karar alma mekanizmalarına katılımı sorunlarının, uluslar arası sözleşmelerde de ifadesini bulan “pozitif ayrımcılık”, “toplumsal cinsiyet eşitliği” prensipleri temelinde çözümlenmesi gerekir. 

            Türkiye'de kadın-erkek eşitliğinin öncülüğünü, Mustafa Kemal Atatürk ve O'nun kurduğu Cumhuriyet Halk Partisi yapmıştır. Atatürk İlke ve Devrimleri ile Türk kadını toplumda, çağdaş, eğitimli, meslek sahibi ve özgür bireyler olma yolunda çok büyük kazanımlar sağlamıştır. Türk kadını, sosyal, siyasal, kültürel alanda, eğitimde, hukukta, çalışma hayatında, yok sayılan haklarına birçok Avrupa ülkesinden önce kavuşmuştur.”

 KADIN SORUNU BİR DEMOKRASİ, İNSAN HAKLARI VE EĞİTİM SORUNUDUR

             Kadın sorunu bir Demokrasi, İnsan Hakları ve Eğitim Sorunudur. Kadınlarımıza her alanda fırsat eşitliğinin sağlanması, Çağdaş, Laik, Demokratik Cumhuriyetimizin var olma koşuludur.Parti programımızla da yükümlendiğimiz sorumluluğumuz; Kadını özgürleştirmek, Çevre baskısından ve feodal yapı etkisinden kurtarmak, Sosyolojik kökenden kaynaklanan sıkıntıları gidermek için sosyal, eğitim, kültür ekonomik ve siyasal alanda sonuç alıcı çabalar göstermek, Mustafa Kemal Atatürk'ün İlke ve Devrimlerinin ışığında; Sosyal demokrasinin evrensel değerleri, toplumsal cinsiyet eşitliği prensibi doğrultusunda, Kentte ve köyde yaşayan kadına ve özellikle yoksul kadına, yoksul aileye yönelik, sosyal, ekonomik, siyasal kültürel alanda; eğitim, sağlık alanında yukarıda ifade edilen sorunların tespit ve çözümüne yönelik proje ve politikaların geliştirilmesi ve hayata geçirilmesi, Kadının siyasal, sosyal ve ekonomik hayata, karar mekanizmalarına eşit katılımını sağlamaktır.

            KADINI VE ERKEĞİ EŞİT BİR TURKİYE YARATABİLMENİN İLK CIKIŞ NOKTASI EĞİTİMDİR.

             Bu anlayışla parti programımız  kadınların uzerindeki her ceşit toplumsal baskının kaldırılması icin eğitim, kultur ve basın yoluyla caba gosterilmesini öngörmektedir. Halen eğitim ortamında kullanılan malzemeler, kadın-erkek  eşitliği ilkesine aykırı her turlu söylem ve önyargıdan arındırılmalıdır. Kırsal alanda kız cocuklarının nufus kaydına alınmasındaki eksiklikler giderilmeli, ülkemizin Pekin ve Pekin+5 gibi  taahhutlerini yerine getirmekle yükümlu olduğu uluslararası sozleşmelere uygun  olarak, eğitimin her kademesinde kız cocuklarının okullaşma oranlarının artırılması icin önlemler alınmalı ,kadınların mesleki eğitim olanakları geliştirilmelidir. 

5          Toplumsal cinsiyet ayrımcılığına son vermek icin Kadınlara Karşı Her Turlu Ayrımcılığın Önlenmesi Sozleşmesi ile tarafı olduğumuz kadın hakları alanında Turkiye'nin taraf olduğu tum uluslararası sözleşmelerin, toplumsal yaşama ve hukuk sistemimize yansıtılmasını sağlayacak duzenlemeler alınmalıdır.

            Mevcut yasal mal rejiminde, 2002'den once evlenen kadınlara yonelik eksiklik yasal duzenlemeyle giderilmeli,yasal mal rejimine tabi olabilmelerinin önü acılmalıdır.

            Tüm bu düzenlemeler  ancak Cumhuriyet Halk Partisinin yaşama geçirebileceği  bir sosyal demokrat  ve halkçı anlayışı gerektirmekle köylüsü,kentlisi, işçisi,ev hanımı , çalışanı, genci, yaşlısı  ile  kadınlarımızın hak ettiği yaşam biçiminin adresi Cumhuriyet Halk Partisidir.Bu çerçevede, Cumhuriyet Halk Partisi Tarsus İlçe Örgütü olarak tüm kadınlarımızın, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Gününü kutluyor ve yarınların aydınlık yollarında en önde kadınlarımızın  yürüyeceğine dair inancımızı tüm kamuoyu ile paylaşıyoruz. "


YDG
Anket